"insanlık öldü mü?" "yok." dedi. "ölmedi, ölmedi ama, bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde."
Okulun kapısından adımını attığı anda ağlayan yaşıtlarının sesi doldurmuştu kulaklarını, tıpkı bir sinek vızıltısı gibiydi çoğu. Üstlerinde bir karanlık, siyah bulut geziyor ve sanki ağlamaları için onları zorluyordu. Keskin bir koku, birkaç da sızlanış vardı koca bahçede. Her kelime birbirine karışıyor, çin işkencesine dönüşüyordu. Gözleri bulunduğu bu ortam sebebiyle yaşlarla dolar gibi oldu lakin ağlamanın sırası değildi. Ağlayarak bu alçaklardan biri mi olacaktı? Bütün bu karmaşanın sebebi basitti. Son sınıflardan bir kız intihar etmişti dün sabah. Haber hızlı yayılmıştı, çok olmasa da tanınır biriydi. Bir arkadaş çevresi ve iyi notları vardı. Yani en azından öyle görünüyordu. Fakat çoğu insanın bilmediğine yemin edebilirdi. Bir arkadaş çevresi gerçekten yoktu. Vardı fakat hepsi kuru kalabalıktı. Kızı okulun ilk senelerinde görmüş ve konuşmak istemişti, arkadaş olabilirlerdi belki. Fakat utangaçlığı tutmuştu ve gidememişti yanına. Yıllar onu...