yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?
İnsan; doyumsuz. Çoğumuz eksik hissederiz dünyaya geldiğimiz ilk andan itibaren. Bu yalnızlık nasıl hissettirir anlamaz önceleri kimse. Burnu akar, gözü dolar... Sonra yavaş yavaş büyür bedeni ve zihni. Burnu akmaz, gözü dolmaz. Kısaca ağlayamaz. Nedir onu bu denli üzen, ağlayamayacak hale getiren? Yine; insan. İnsan, unutan. Kendine verilen sevgiyi, mutluluğu göz ardı edip unutan. Çoğu böyledir insanların. Birkaçı hariç. Birkaç farkında olan insan hariç. Ne amaçla burada olduğunu bilen hariç. Bu insanlar bir elin parmağını geçmez bir mahallede. Deli derler, o anlamaz derler, mutsuz derler. Değildir oysaki. Biraz kırgın ve ümitsizdir yalnızca. Geleceğinden endişe duyar, geçmişini silip atmak istese de başarılı olamaz. Etrafında binlerce sorun, binlerce duygusuzluk at koşturur onun aksine. İnsanlar gelir, insanlar gider hayatından. Çoğunu tutamaz uzun süre yanında, kalanlar da bir süre sonra sıkılır ve kalır yine yalnız başına. Paramparça olur böyle durumlarda. Sevdiğini korumak ister ama nasıl yapacağını bilmediğinden korkutur karşı tarafı. Onları bu şekilde kaybeder. Bir de uzaktan sevmek zorunda oldukları vardır. Karşılık alamadığı, ulaşamadığı. Kendini ifade edemeyecek durumda olan ketumlukta birini kim sever ki? Çok kızar kendine hislerinin karşılıksız kaldığı durumlarda. Sonra yıllar geçer bu hisleri de yok olur. İşte şimdi hazırdır. Doyumsuz insan. Yıllarca beklemiştir birinin ona gelmesini fakat gelen yoktur. Aksine gidenlerden dolayı kimse kalmamıştır hayatında. Acısını ağlayıp sızlanarak yansıtamaz bu sefer. Burnu akmaz, gözü dolmaz. Çünkü hislerin barınmasına izin vermediği bir kalbi vardır artık. Kimseyi almadığı bir kalbi. Kendini bile sevemediği bir kalbi. Hastalanır ilk başlarda. Kalkamaz yataktan, canı acır. Fiziksel olarak acır. Bu sorunlarla boğuşurken çoğu zaman daha kötüsü de gelir. Ruhsal olarak duyduğu acılar. Bu acılar gitmez, gidemez. Çünkü her insan olanın kalbi acır biraz. Lakin bazılarınınki daha çok acır. Kalbini kanatır öcünü almak ister gibi. "Nasıl olur da beni bu hale getirip kaskatı kesilmeme sebep olursun? Nasıl bu denli acımasız olursun? Seni sevmediler diye senin kendini sevmemen haksızlık..." gibi gibi cümleler duyar zihninde yankılanan. En acı olanı ise artık geri dönüşünün olmamasıdır. Kalbi böyle kalır, böyle ölür. Son nefeslerini verirken okuduğu ve en sevdiği şiir yankılanır zihninde: "Yani Tahir Zühre'yi sevmeseydi artık yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?" Sahiden, mutluluğu başkasında aramak yerine kendi içimizde aramaya çabalasaydık ne kaybederdik kendimizden?
İlk başta başlık çok ilgimi çektiği için gelmiştim yalan yok ama okudum ve aşık oldum. Biraz da kendime benzettiğim için olabilir ama gözümden yaş geldi . Gerçekten nedendir bilmem, kaç yıl geçti yine de anlayamadım kendimle olan bu nefret problemimi. Ama biraz daha büyüdükçe anladım ki bunun sebebi hep kendi isteklerimden vermemmiş. Bunu anladım ama yine de senin dediğin gibi bir türlü kurtulamıyorsun bu bataklıktan . Kurtulmaktan ziyade daha da içine çekiliyorsun, kabulleniyorsun . Etrafına set çekmene bile sebep oluyor bazen, çünkü insanlara asla kendi benliğini gösteremediğini fark ediyorsun... Neysem ben çok konuştum :) diğer yazılarınızı da okumak için çok heyecanlı ve sizi keşfettiği için çok mutlu olan biriyim. Emekleriniz ve düşünceleriniz için çok teşekkürler.
YanıtlaSilEllerinize sağlık yazar hanım :)
"Sahiden, mutluluğu başkasında aramak yerine kendi içimizde aramaya çabalasaydık ne kaybederdik kendimizden?" hiçbir şey kaybetmezdik,aksine kazanırdık. ruhumuz başkaları için yaşadıkça bizden uzaklaşıyor ve zamanla hasta ediyor bu durum bizi. ruhumuzu geç olmadan yakalayıp, ki hiçbir şey için hiçbir zaman geç değildir, kocaman sarılıp samimi bir özür dilediğimiz zaman yaşayacağımız değişimi hayal bile edemiyorum. herkes gider, en sevdiklerimiz bile, bizden geriye kalan sadece biz olur ve kendimizi de kaybedersek elimizde hiçbir şey kalmaz...
YanıtlaSilKendime iyi gelmesi için buradayım, yine yeniden.
YanıtlaSilYine gelecek miyim?
Gerçekten sevebilmeyi öğrendiğim zaman belki biraz daha aksar buraya uğramam. Lakin yine de uğrarım. Sizin yazılarınızı, sizi merak ederim.
Bu zamana kadar her şey için teşekkürler yazar hanım, sağlıcakla kalmanız dileğiyle.
Seni sevmediler diye senin kendini sevmemen haksızlık..."
YanıtlaSilBu cümlenin altında ezilip ezilip durdum hayatım boyunca.
Kime gittiysem kime sevgimi gösterdiysem geri dönütleri beni mahveden duygular oldu.
Artık kimseye göstermiyorum sevdiğimi uzaktan sevmelere devam ediyorum bu benim için bir hayli zor olsa da yapmaya mecburum.
Çünkü üzülmek istemiyorum.
Sevdiğim kadar sevilmedim
Değer verdiğim kadar değer görmedim
Bunu o kadar yaşadım ki.
Yazarın dediği gibi yıllarca bekledim birinin gelmesini beni karşılıksız sevip sevgilere boğulacağımı düşünürdüm.. Artık vazgeçtim. Kendimi sevmem gerekirdi.
Herkesi sevgilere boğan kız ne yazık ki kendisini sevemiyordu.
İnşallah bir gün mutluluğu başkalarında değil de kendimde arar ararız.
Ellerinize sağlık yazar hanım<3