muhtemelen bu dünyaya ilgini yitirdin. hayal kırıklığına uğradın, çöktün. her şeyle alakanı kestin. bu yüzden gerçek vücudunu bir köşeye bırakarak buradan uzakta bir yere gidip farklı bir yaşam sürmeye karar verdin. muhtemelen kendi içindeki bir dünyada.
Uyuyamadığım gecelerim olur benim. Yılda bir iki kez yaşarım bu geceleri. Nadidedirler benim için. Kafamı yastığa koyar ve kaparım gözlerimi. Zihnim günün yorgunluğuyla pelteleşmişken bir yandan da çığlık çığlığa bağırır. Ben daha ne olduğunu anlayamadan iki kupa kahve içmiş gibi enerji dolarım. Uykum da terk eder beni böylece. Buna neyin sebebiyet verdiğini halen anlamış da değilim.
İçimde bir yerlerde bir sızı başlar önce. Zihnimde bulanık görüntüler oluşur, berraklaşması da fazlasıyla zaman alır. Ben de berraklaşmasını bekler, uyuyamam. İçimdeki sızı dakikalarla yarışır hatta önlerine bile geçer. Kalbimi ele geçirir önce, sonra uzuvlarımı kilitler. Felç olurum, duygu felci. Acı hissetmem, sadece hareket edemeyecek kadar duygusal acı duyar, kalbimin sızlamasına ve her iç çekişimde kan kaybetmesine izin veririm. Bu geceler böyle uzar gider. Uzuvlarımdan sonra beynime gelir sıra. Günün yorgunluğunu atmak için can çekişen beynim her bir hatırayla daha da acıtır canımı. Tam bu anda tamamen uyanık olur, ağlamaya başlarım. Ne için ağladığımı neyin beni bu hale getirdiğini anlamam ilk başta. Yavaş yavaş zihnimdeki görüntüler kaybeder bulanıklığını, o zaman anlarım ben de neye ağlayıp sızlandığımı. Bu acı yakar zihnimi. Bana da ait değildir oysa. Dünyaya aittir, dünyanın merhametsizliğine aittir. Dünyanın canını yaktığı her varlığa aittir. Haberlerde izlediğim öldürülen bir kadına ait acıya ağlarım bazı geceler. Bir anneye, bir soya ağlarım. En çok kalbimi yakanların başında gelir bu acı. Sokakta gördüğüm bir kediye ağlarım. Kuyruğu kopmuş, tekmelerle dükkanlardan kovulan yara bere içindeki kediye ağlarım. O kedinin ne hissettiğini gözlerine bakınca anlarım. Ölmek istemez genellikle, insanlar yok olsun ister. Onun düşünceleriyle ben de dua ederim: "Keşke insanlar yok olsa."
Otobüste annesinin bağırış çağırışlarına hatta ve hatta dayaklarına maruz kalan küçük çocuğa ağlarım. Onun yaşlı gözlerle etrafı gözleyen bakışlarına ağlarım. Yardım edemem ona, çok isterim annesine bağırıp çocuğunu elinden almak. Ama yapamam, korkarım. Çekingen biri olduğum, insanlardan korktuğum için kendime de ağlarım. En çok da nasıl olduklarını tarif edemediğim gençlere ağlarım. Boş gözlerle etrafı inceler çoğu. Koca koca adamların eğlencesine kurban olan gençlerdir en çok ağladıklarım. Sisteme boyun eğmek zorunda bırakılan gençler. Koyun sürüsü sayılan gençler. Ailelerini tatmin etmek için resimden, müzikten, edebiyattan vazgeçen gençlere ağlarım. Bu gençlerden bazıları baş kaldırır, fakat baş kaldırış ile gelen daha büyük bir felaket de bekler onları. Ötekileştirme. Ötekileştirilirler. İşte bu gençler büyür ve ben olur. Biz olur. Melankolik kadın ve adamlar olur. Ötekileştirilmiş, tek başına kalmış insanlar. Onlar da acı hisseder. Onlar da ağlar benim gibi yılın bazı geceleri. Dünyaya ağlarlar, adaletsizliğine ağlarlar bu koca ve yaşlı gezegenin. Onlar da kediler gibi dua eder çoğu geceleri. "Keşke insanlar yok olsa." der bazıları. Bazıları ise "Keşke ben yok olsam." der sessizce içinden. Kendi bile tam duyamaz bu acı duayı. İşte ben en çok bu mirası taşıyan gençlere ve kendime ağlarım. Dünyanın yükünü taşıyan mirasçılara ağlarım. Melankoli mirasına ağlarım. Böyle gecelerim olur benim, bizim. Biz ağlarız bazı geceler. Sana, ona, bize, size, varlığından emin bile olmadığımız insanlara, topluluklara, varlıklara... Biz melankolik kadın ve adamlar bazı geceler ağlarız. "Çünkü kaç yol ağlamaklı olmuşuz geceleri, asıl bizim aramızda güzeldir hasret ve asıl biz biliriz kederi."
Asıl biz biliriz kederi...
YanıtlaSil♡
Silyine buradayım... tam 1 sene sonra bu şarkıyı dinlediğimde yaşadığım tesadüfü geçmişteki kendime söyleme imkanım olsaydı söyleyebilir miydim diye sorguladım şimdi. ve bu sorgulama, eğer böyle bir şey yaşandıysa daha ne kadar da çok şey oluyordur haberimiz olmadan, bana bu acı hissi düşündürmeye itti. neyse ki hiçbir zaman bilemeyeceğiz. belki de bilmemek tanrının bir hediyesidir bizlere...
YanıtlaSilKeşke yok olsam ben. Önünü, arkasını düşünmeden sessizce kaybolsam. Ben hiç var olmasaydım keşke. Bazı insanların neden ruhsuzlaştığını, dünyaya karşı tepkisizleştiğini artık daha iyi anlıyorum. Siktir edesim var tüm dünyaya. Tüm çocukları ağlatanlara, insanları değersizleştirenlere, çevreyi kirletenlere, hayvanlara zarar verenlere... Hepsinin......
YanıtlaSilBu dünya çürüyor, ruhlar ötekileştiriyorlar ve bende yalnız bir ruh olarak şahit oluyorum bu anlara.
Ayrılacağım zamana kadar dayanmaya çalışıyorum.