artık her birimizin iki yaşamı olduğunu biliyordum; biri öğrendiğimiz, diğeri sonradan yaşadığımız.

           Pencerenin önündeyim. Yağmur yağıyor. Her bir yağmur damlası cama çarptıkça gözyaşlarım düşüyor.

Gözlerimi açıyorum. Buğulu gözler ve ıslak kirpiklerle izliyorum dışarıyı. Ağlamam durmuyor. Peçete almak için gittiğim masada mor menekşeyi görüyorum. Yapraklarını bırakmış, çiçekleri artık mor değil. Saksıyı elime alıp dışarı atıyorum kendimi. Caddeye çıkıyorum. Milyonlarca uyarıcıyı dinlemek, sesleri işitmek, havaya salınan egzoz, parfüm, yemek ve ter kokularını solumak zorundayım. Yüzümü buruşturuyorum. Midem ağzıma geliyor ve çöküyorum olduğum yere. Yağmur aynı hızıyla düşüyor yere. Kafamı kaldırıyorum. Anlamıyorum. Neyim var benim? Kulaklarım uğulduyor. Gökdelenlere çevriliyor bakışlarım. Babam geliyor aklıma.”Gökdelenler şehirlerin mezar taşlarıdır kızım. İnsanlar ölmeden gömülür mezarlarına. Şehir yutar insanı. Gel bırakma burayı.” Çocukluğum aklıma geliyor. Ağaçların büyüttüğü biriyim ben. Gülümsüyorum. Gözyaşlarım yağmur damlalarına karışıyor. Ayağa kalkıyorum. Göz gezdiriyorum etrafa. Ağaç yok. Binalar yapmak uğruna katlettiğimiz yeşiller yok. İçim titriyor. Nasıl bu zamana kadar fark edemedim bunu? Menekşeye bakıyorum. Çiçekler başını kaldırıyor, şükreder edasıyla. Eve koşuyorum. Halılar ıslanıyor. Ocaktaki düdüklü daha çok ses çıkarıyor şimdi. Televizyonu açık unutmuşum. “Sakin ol,” diyor bir ses “neyi istiyorsan, kimi istiyorsan önce sakin ol. Acele kararlar verme.” “ Sus.” diyorum o sese. Ne istediğimi biliyorum ben. Bavulumu topluyorum. Babamı arıyorum. “Odamı hazırlayın.” deyip kapatıyorum. Menekşeyi alıyorum elime. Otobüs terminaline doğru yola çıkıyorum.

Uyuya kalmışım. Muavinin “Bir şeyler içer misiniz?” demesiyle uyanıyorum. Kafamı camdan tarafa çeviriyorum. Gördüklerim beni mest ediyor. Meşe, kayın, ladin, çınar, çam, gürgen ve daha nicesi… Gözlerim doluyor. Soluklarım kesiliyor. Portakal çiçeği kokuları ciğerlerime doluyor. İnat edip, bırakmak istemiyorum soluduğum havayı. Yeşilin tek bir tonu bile içime dokunmaya, gözyaşlarımın düşmesine izin veriyor…

İnsanın anne karnında su ile başlayan serüveni, hayatı boyu soluduğu hava ile devam edip, toprak ile son buluyor. Bunca çaba niye? Ormanlar varken niye mezarlıklarda yaşamak? Çam kokuları solumak varken niye şehrin kirli havası? Muavinin sesi ile irkiliyorum. Kalkıyorum yavaşça yerimden. Bavulumu alıyorum. “İyi misiniz?” diyor bir ses. Duymazlıktan geliyorum. Kalbim patlayacak gibi hissediyorum…

Hamağa uzanıyorum. Dev çınarlara bakıyorum. “Ne çok yara almışsınız.” diyorum içimden. İnsanlar çınarlara benzer. Yara alırlar, kanarlar ama bu onları çınar olmaktan alıkoymaz. Aksine çınar kalabilmeyi öğrenirler. Yavaş bir rüzgar saçlarımı dağıtıyor. Gözlerimi açık tutmakta zorlanıyorum. Kapanıyor gözlerim yavaşça.

“Ne istediğimi biliyorum ben.” diyorum o sese. Yaşadığım mezarlıkta kaybettiğim benliğimi bulmaya geldim ben. Hayat; döngü. Doğduğun yere geri dönmek zorundasın. Gözlerimi açıyorum, menekşe karşımda, ormana bakıyor. “Benliğimi buldum.” diyorum. Artık kapayabilirsin gözlerini…


Yorumlar

  1. Bir önceki attığım yorumu arıyorum ama bulamıyorum . Sizinle muhabbet etmeyi çok istiyordum ama kayboldu sanırım , hesapsız yazdığım için . Ama yine buraya gelirim ben . Yanlış anlamayın lütfen ama bu platform, bu yazılar sizin bir sığınışınız , aynı zamanda kaçışınız . Gururunuz ama aynı zamanda endişeniz , bazen en sevdiğiniz bazen de en sevmediğiniz gibi diye düşünüyorum . Bunlar birer tahmin ama şu an benim burada olmamın sebebi kaçmak bundan eminim :)
    Her şey üst üste, kayıp , benliğinden uzak bir haldeyim uzun zamandır. Beni dinlediğin yani okuduğun için . Birde böyle güzel düşüncelere sahip olduğun için teşekkür ederim .
    Sağlıcakla kal ❤️

    YanıtlaSil
  2. bu yazının yeri her zaman bende apayrı olacak... ilk olanı sonda okumak bambaşka hissettiriyormuş insana. bu yazıdaki tüm harfleri, virgülleri ve noktaları aldım ; kendime bileklik yaptım. artık sağ koluma baktığımda göreceğim şey benliğini bulan birinin huzuru... 🤍

    YanıtlaSil

Yorum Gönder