bir ceset olsaydın ancak bu kadar öldürebilirlerdi seni.
"Babam da o sıra vefat etti. Yani, annem ölünce dayanamadı. İntihar etti demek istedim." Genç adam bir bir anlatıyordu bütün yaşamını karşısında oturan bu kadına. Kimdi bu kadın? Annesi değildi, ablası değildi, mahallesindeki terzi değildi, her gün sokaktan geçerken gördüğü alt komşusu değildi. Fakat yıllardır yaşadığı bu insanlardan çok daha gerçekti. Hiç tanımıyordu onu, ismi dışında. Fakat önemli miydi, bilmiyordu. Sonuçta karşısında oturuyordu, dinliyordu onu. Bir tek ismini bildiği bu kadın tıpkı kendi gibi sadece ismini bildiği birini dinliyordu. "Aynı gün müydü?" "Evet, annemin cenazesinden sonraydı. Babam inançlı bir adamdı, annemin hastalığını öğrenince elindeki tek şeye tutundu. Yalvardı. Kalbinden inandı tanrısına. Lakin işler istediği gibi gitmedi, annemi kaybedince tanrısına öfkelendi onu kurtarmadığı için. O zamana kadar intiharı en büyük günah olarak kabul ederdi. O gece bir şeyler değişti ki yaptı bunu. Garip, böyle bir şey olacağını kestirebilm...