merhaba, sen ey elleri kalbinden başlayan!
Uyandığında kafasına büyük bir darbe almış gibi hissetti lakin başının bu kadar ağrımasının başka bir nedeni olamazdı. Birkaç saniye boş boş duvara baktı ve bir şeylerin yanlış olduğunu hissetti. Yavaş yavaş kendine gelen zihni birkaç sahneyi yapboz parçaları gibi birleştirip önüne bıraktığında kendini yatağından attı. Gözleri dehşetle açıldı ve yavaşça yutkundu. İki elini de boğazına götürüp oraya kenetlenmiş görünmez elleri çekmeye çalıştı. Kontrol etti kendini, nefes alıyordu. Buradaydı işte, evindeydi. Ne kadar zor olursa olsun tüm gecelerini yaşadığı, karanlıklarına arkadaş olan evindeydi. Telefonuna baktı, saat 18.42'yi gösteriyordu ama gözleri saate değil de art arda gelen arama ve mesajlara takılmıştı. Elleri titreyerek telefonunu açtı ve mesajlardan birine tıkladı. İş yerinden biri yazmıştı, yarın yapılacak birkaç işi unutmaması hakkında ufak bir uyarıydı. Kaşlarını çattı, zihnindeki yapbozu bozup yeni parçalar aramaya koyuldu. O sırada gözüne bugünün tarihi takıldı ve eli...