çocukluğumdan beri kendimi, nedendir bilmem, korkunç derecede yalnız ve farklı hissettim.
Gözlerini açtı. Yattığı yerden birazcık bile kıpırdamadı, sadece saatlerdir uyumanın verdiği tatsızlıkla kanlanmış gözlerini açtı. Uyanma sebebi ise telefonuna art arda gelen titreşimlerdi. Mesaj olmalıydı. Bir süre bekledi, mesajlar devam etmedi. Saat 3 sularıydı. Gelen mesajlar uykusunu kaçırmıştı. Bir arkadaşındandı. Onun için endişelenip merak ettiğini yazmıştı. Cevap vermek istemedi ilk başta. Hem ne yazacaktı ki? Durup dururken, ortada hiçbir sorun yokken neden bu denli kırgın olduğunu mu? Yazdığını düşündü aklından geçenleri, "Kime kırgınsın?" diye sorulunca ne diyecekti? Hepinize, hepinizin bakan ama kör gözlerinize, katılaşmış vicdansız kalplerinize diyebilir miydi? Diyemezdi. Dinlenmezdi. "Tamam ama sen de çok abartıyorsun!" Abartmıyordu. Her gün binlerce kötü haberle karşılaşıp empati kuruyordu, ülkesi nefes almasına dahi izin vermiyordu. Okumaktan yorulmuştu, yürümekten yorulmuştu. En çok da ...