acının olayı bu, acı hissedilmeyi talep eder.
Kafasını kaldırdı. Nefes almak uğruna çıktığı balkon dar geliyordu artık ona. Zaten pek de büyük sayılmazdı. Birkaç gündür daha da fazlaydı göğsündeki ağrı. Nefesini tıkıyor, hareketlerini güçleştiriyordu. Evet, astımı vardı. Fakat hiç bu kadar ağır yaşamamıştı semptomlarını. Bu farklı bir şeydi. Bambaşka bir şeydi. Bir el önce göğüs kafesine girip ciğerlerine dokunuyor fakat acıtmıyordu. Dayanabilirdi, en azından nefesini kesmiyordu. Dakikalar böyle sürüp gidiyordu, içindeki gıdıklayıcı his halen oradaydı. Artık alışmıştı, en azından öyle sanıyordu. Bu hisle birlikte oturduğu yerden kalktığında duydu acıyı. Beynine balyozla vurulmuş gibi düşüp kaldı yere. Balyoz beynine vurup da geri çekilmedi. Tüm vücudunda kol gezdi, kalbine giden yolu bulana kadar her bir kas dokusuna acı çektirdi ve bundan müthiş bir zevk aldı. Bu his sadece onu mu bulmuştu yoksa her astım hastası kişi bunları yaşıyor muydu? Balyoz midesindeydi, tüm den...