ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım.
"Dün gece sularında ekibimize gelen çağrıyla yola çıkmıştık." Polisin sesini duymasıyla başını, yasladığı camdan çekip önüne eğdi. Midesi bulanıyordu, akşam yediği makarna ikide bir yemek borusunda yükselip genzini yakıyordu. Polis kötü bir şofördü. Ama dinliyor gibi gözükmeliydi. Annesine göre başını önüne eğip ellerinle oynamak her zaman dinliyor gözükmenin en basit yoluydu. "İnsanlar bir konu üzerine düşünüyorsun sanır ama sen onun yerine bambaşka dünyalara uçabilirsin, bebeğim." derdi. Annesinin bunu söylerken ki yüz ifadesi bir Japon balığına benziyordu. Kurnazca fakat masumdu. Düşündüğü şeyle kıkırdadı ve ellerini ağzına götürüp kapadı. Polis duyduğu ses ile gözlerini saniyeliğine yoldan ayırarak aynadan arka koltukta oturan gence bakıp derince iç çekti. "Gecenin bir yarısı... Tanrı'm..." diye fısıldayıp gözlerini tekrar yola çevirdi. Konuşmanın tam sırasıydı. Genç adama neden bu arabada olduğunu ve onu nereye götürdüklerini anlatmalıy...